This photo I took last May at the Bozburun junction on the way to Marmaris selected as one of the 13 finalists on a photo contest organized by ECA& National Geographic..
Geçen Mayıs ayında Marmaris yolu, Bozburun kavşağında çektiğim bu fotoğraf ECA & National Geographic'in düzenlediği fotoğraf yarışmasında finale kalan 13 fotoğraftan biri oldu.
The winner is going to have a Safari in Tanzania. Well, my sweet poppies are not going to see a safari but these sweets goats are...Congrats to the winner - Erkan Bilgin
Yarışmanın büyük ödülü olan Tanzaya'da safariyi benim tatlı gelinciklerim göremeyecek ama bu güzelim keçiler orada olacaklar...Kazanan Erkan Bilgin'i buradan tebrik ederim..
You could see the other finalist from the link below....
Finale kalan diğer fotoğraflara aşağıdaki linkden ulaşabilirsiniz..
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.512441765457264.121610.370787802955995&type=1
Friday, December 14, 2012
Sunday, December 9, 2012
Sunday blues...
A typical Mediterranean day outside..Wind, sun and rain continuosly playing with each other...
But inside its all about a lazy Sunday full of,
But inside its all about a lazy Sunday full of,
- pink roses from the garden
- writing travel journal
- green tea with a dash of cinnamon
- chocolate chip cookies for lunch ( I told you its a lazy Sunday!!)
- hearing the sound of wind and the waves
- always a great company,our sweet Hera
- music coming from inside
- hubby cooking the dinner for tonight
- and as always playing with the camera..
- a short blogpost to share my Sunday and photos..
Tuesday, December 4, 2012
Rabat - Morocco
Well, I think its time to show you some photos from our recent trip to Morocco. Our first stop was at Rabat. Although our plane landed to Casablanca, we skipped it. Casablanca is a very beautiful city but we thought that there are not very many attractions that interest us.
Sanırım artık Fas seyahatimiz hakkında yazı yazma zamanı geldi. Uçağımız Kazablanka'ya inmesine rağmen, orada kalmayarak ilk durağımız olan Rabat'a geçtik. Kazablanka çok güzel bir şehir ancak program yaparken orada bizim ilgimizi çekecek fazla bir şey bulamadık.
We stayed in the old part of the town and our hotel was very close to famous Oudaia Kasbah which is a fortress dated back as old as 12th century. The houses in the kasbah were built in the late 17th to early 18th century. Their white & blue washed walls amazing but at that time we werent aware that we will see a much more amazing blue town in the coming days..
Rabat'da şehrin eski kesimlerinde bulunan bir otelde kaldık. Kaldığımız otel ünlü Udaya Kasbah'a oldukça yakındı. 12.yüzyıldan kalma kalenin içinde bulunan mavi beyaz badanalı evler ise 17.yüzyıl sonu 18.yüzyıl başından kalma.. O gün mavi beyaz boyalı sokaklara hayran kaldık ama o sıralar önümüzdeki günlerde rüya gibi bir mavi kente gideceğimizden habersizdik.
It is possible to see a great view of the city's water front from the platform of the former signal station..
Rabat'ın kıyı kesimini ise eski işaret kulesinin bulunduğu platform'dan görebilmek mümkün.
Later we walked into the medina...We spent hours by sightseeing, window shopping and photographing. When we finally leave the old part of the town, it's almost dark..
Daha sonra medina'nın içlerine doğru yürüdük. Etrafı seyrederken, dükkanlara bakınırken, fotoğraf çekerken saatler geçmişti ve şehrin eski kısmından ayrıldığımızda hava kararmıştı..
During our entire trip we choosed to stay in the old parts of the towns in small hotels converted from beautiful old Morrocon houses..I just loved their court yards full of flowers, lanterns and in some cases with a small pool. We stayed at lovely Dar Zouhour....
Tüm seyahatimiz boyunca kaldığımız şehirlerin eski kısımlarında bulunan eski Fas evlerinden otele dönüştürülmüş ufak butik otellerde kaldık. Çiçeklerle, fenerlerle ve bazende ufak bir havuzla süslü avlularına tek kelime ile bayıldım. Rabat'da kaldığımız Dar Zouhour otelini biz çok sevdik..
Sanırım artık Fas seyahatimiz hakkında yazı yazma zamanı geldi. Uçağımız Kazablanka'ya inmesine rağmen, orada kalmayarak ilk durağımız olan Rabat'a geçtik. Kazablanka çok güzel bir şehir ancak program yaparken orada bizim ilgimizi çekecek fazla bir şey bulamadık.
We stayed in the old part of the town and our hotel was very close to famous Oudaia Kasbah which is a fortress dated back as old as 12th century. The houses in the kasbah were built in the late 17th to early 18th century. Their white & blue washed walls amazing but at that time we werent aware that we will see a much more amazing blue town in the coming days..
Rabat'da şehrin eski kesimlerinde bulunan bir otelde kaldık. Kaldığımız otel ünlü Udaya Kasbah'a oldukça yakındı. 12.yüzyıldan kalma kalenin içinde bulunan mavi beyaz badanalı evler ise 17.yüzyıl sonu 18.yüzyıl başından kalma.. O gün mavi beyaz boyalı sokaklara hayran kaldık ama o sıralar önümüzdeki günlerde rüya gibi bir mavi kente gideceğimizden habersizdik.
It is possible to see a great view of the city's water front from the platform of the former signal station..
Rabat'ın kıyı kesimini ise eski işaret kulesinin bulunduğu platform'dan görebilmek mümkün.
Later we walked into the medina...We spent hours by sightseeing, window shopping and photographing. When we finally leave the old part of the town, it's almost dark..
Daha sonra medina'nın içlerine doğru yürüdük. Etrafı seyrederken, dükkanlara bakınırken, fotoğraf çekerken saatler geçmişti ve şehrin eski kısmından ayrıldığımızda hava kararmıştı..
During our entire trip we choosed to stay in the old parts of the towns in small hotels converted from beautiful old Morrocon houses..I just loved their court yards full of flowers, lanterns and in some cases with a small pool. We stayed at lovely Dar Zouhour....
Tüm seyahatimiz boyunca kaldığımız şehirlerin eski kısımlarında bulunan eski Fas evlerinden otele dönüştürülmüş ufak butik otellerde kaldık. Çiçeklerle, fenerlerle ve bazende ufak bir havuzla süslü avlularına tek kelime ile bayıldım. Rabat'da kaldığımız Dar Zouhour otelini biz çok sevdik..
Friday, November 30, 2012
Garden work...
There is non stop wind for the last 2 days in Datca, and it looks like it will continue for the weekend. It's not really fun to be outside. As heavy winds bring lots of salty water from the sea, it is killing almost everything in the gardens, so couple days ago we worked whole day in the garden and in the verandahs to save maximun amount of our plants. We succeeded in moving most of our pots inside and also changed some summer flowers with tulip bulbs. As always Hera was the keen inspector...
Datça'da son 2 gündür sürekli rüzgar var ve hafta sonunda da uçacak gibi görünüyoruz, ve tahmin edebileceğiniz gibi şu sıralar dışarda olmak çok eğlenceli değil. Kuvvetli rüzgarlar denizden çok fazla tuzlu su getirdiği için kışın bu rüzgarlar sırasında bahçede ne var ne yok ölüyor, dolayısıyla bir kaç gün önce bahçelerde ve balkonlarda bulunan çiçeklerimizi kurtarabilmek için bütün gün çalıştık. Şu anda saksılarımızın çoğu içeri taşındı ve kimi yaz çiçeklerinin yerine lale soğanları ektik. Hera ise her zamanki gibi gerekli kontrolleri hiç aksatmadı.
I also decorated some candles with various plants from the gardens..
Ayrıca bahçeden topladığım çeşitli bitkilerle mumları süsledim..
Datça'da son 2 gündür sürekli rüzgar var ve hafta sonunda da uçacak gibi görünüyoruz, ve tahmin edebileceğiniz gibi şu sıralar dışarda olmak çok eğlenceli değil. Kuvvetli rüzgarlar denizden çok fazla tuzlu su getirdiği için kışın bu rüzgarlar sırasında bahçede ne var ne yok ölüyor, dolayısıyla bir kaç gün önce bahçelerde ve balkonlarda bulunan çiçeklerimizi kurtarabilmek için bütün gün çalıştık. Şu anda saksılarımızın çoğu içeri taşındı ve kimi yaz çiçeklerinin yerine lale soğanları ektik. Hera ise her zamanki gibi gerekli kontrolleri hiç aksatmadı.
I also decorated some candles with various plants from the gardens..
Ayrıca bahçeden topladığım çeşitli bitkilerle mumları süsledim..
Saturday, November 24, 2012
No words necessary...
Happy Sunday.../ İyi Pazarlar...
Photo by Erbil Kural of a dear friend of mine and his girl friend at Tobago Cays - Southern Grenadines...
Photo by Erbil Kural of a dear friend of mine and his girl friend at Tobago Cays - Southern Grenadines...
Friday, November 23, 2012
Back to Home....
After spending some time in İstanbul and Morocco we are finally back at home and settled comfortably for a Mediterranean winter. After an hectic month on the road, the quietness of nature feels so good here, and as there is no major storm yet, garden is full of roses..
İstanbul ve Fas'da geçen zamanlardan sonra nihayet Datça'ya eve dönüp yerleştik ve harika bir Akdeniz kışına hazırız. Büyük şehirde ve yolda geçen bir aydan sonra buraların sessizliği insana o kadar iyi geliyor ki...Daha çok şiddetli bir fırtına görmediğimiz içinde bütün bahçe güllerle dolu..
Our Hera is enjoying her much missed freedom, and immediately adopt to her B&B style living which is leaving home early in the morning and coming back during occasinal rain showers for a dry place..
Hera çok özlediği özgürlüğünün tadını sonuna kadar çıkartıyor. Sabah çıktığı eve ancak ara sıra yağan sağanak yağmurlar döndürebiliyor onu...
and our little one Hestia who stayed here when we left really missed being with us. Nowadays she is rarely leaving the house. It looks like she took nice care of herself when we are away because I found her as a much bigger cat after a month of absence...
ve giderken burada bıraktığımız en küçüğümüz Hestia ise bizlerle olmayı gerçekten çok özlemiş. Bu sıralar evden nadiren dışarı çıkıyor. Bu arada gördüğüm kadarıyla bir aylık yokluğumuz sırasında kendine gayet iyi bakmış. Eve dönünce çok daha büyümüş / şişmanlamış bir kedi bulduk..
İstanbul ve Fas'da geçen zamanlardan sonra nihayet Datça'ya eve dönüp yerleştik ve harika bir Akdeniz kışına hazırız. Büyük şehirde ve yolda geçen bir aydan sonra buraların sessizliği insana o kadar iyi geliyor ki...Daha çok şiddetli bir fırtına görmediğimiz içinde bütün bahçe güllerle dolu..
Our Hera is enjoying her much missed freedom, and immediately adopt to her B&B style living which is leaving home early in the morning and coming back during occasinal rain showers for a dry place..
Hera çok özlediği özgürlüğünün tadını sonuna kadar çıkartıyor. Sabah çıktığı eve ancak ara sıra yağan sağanak yağmurlar döndürebiliyor onu...
and our little one Hestia who stayed here when we left really missed being with us. Nowadays she is rarely leaving the house. It looks like she took nice care of herself when we are away because I found her as a much bigger cat after a month of absence...
ve giderken burada bıraktığımız en küçüğümüz Hestia ise bizlerle olmayı gerçekten çok özlemiş. Bu sıralar evden nadiren dışarı çıkıyor. Bu arada gördüğüm kadarıyla bir aylık yokluğumuz sırasında kendine gayet iyi bakmış. Eve dönünce çok daha büyümüş / şişmanlamış bir kedi bulduk..
Tuesday, November 13, 2012
Morrocan Blues
There is no better way to get that feeling of ''back to reality''than finding yourself sitting in the dentist's chair in the morning just the day after of your return.
So here I am sitting with four temporary teeth while waiting my brand new ones but in the meantime my gums hurt and a bill almost as large as our Morrocan trip expenses waiting to be paid..
But dont worry this post will cover all the colors of Morocco not only blue.....
Gerçek hayata dönüş için seyahatten döndüğünüzün hemen ertesi günü kendinizi dişçi koltuğunda bulmaktan daha iyi bir yol yok sanırım.
İşte burada, yepyeni dişlerimin gelmesini bekliyorum ama hem diş etlerim çok ağrıyor hemde dişçiye ödenmesi gereken neredeyse bir Fas gezisi daha yaptıracak büyüklükte bir fatura beni bekliyor..
Ama merak etmeyin bu post'da karamsar renkler yerine Fas'ın capcanlı renkleri olacak...
So here I am sitting with four temporary teeth while waiting my brand new ones but in the meantime my gums hurt and a bill almost as large as our Morrocan trip expenses waiting to be paid..
But dont worry this post will cover all the colors of Morocco not only blue.....
Gerçek hayata dönüş için seyahatten döndüğünüzün hemen ertesi günü kendinizi dişçi koltuğunda bulmaktan daha iyi bir yol yok sanırım.
İşte burada, yepyeni dişlerimin gelmesini bekliyorum ama hem diş etlerim çok ağrıyor hemde dişçiye ödenmesi gereken neredeyse bir Fas gezisi daha yaptıracak büyüklükte bir fatura beni bekliyor..
Ama merak etmeyin bu post'da karamsar renkler yerine Fas'ın capcanlı renkleri olacak...
Subscribe to:
Posts (Atom)



